POTASYUM (K)

Potasyum, bitkiler için önemli elementlerden biridir. Çoğu kaya ve toprakta doğal olarak bulunur, ancak bitkiler tarafından emilebilmesi için suda çözünmesi gerekir. Potasyum, meyveler veya kök bitkiler gibi bitkilerin besin depolayabilmesi için gereklidir. Potasyum gübresi, topraktaki organik maddelerden ve ana kayadan potasyum takviyesi sağlar. Sonuç olarak, kilde bir mineral havuzu oluşur ve toprak çözeltisini ihtiyaca göre kademeli olarak sağlar.

K

BİTKİ YAŞAMI İÇİN ÖNEMİ

Potasyum, tarla bitkileri için gerekli üç ana elementten biridir. Stomaların çalışmasında rol aldığı için bitkinin terlemesini (transpirasyon) azaltmaya katkıda bulunur ve böylece kuraklığa dayanıklılığı artırır.

Hücre içi iyon değişimini düzenler, yaprakta karbonhidrat oluşumunu destekler ve bu karbonhidratların depo organlarına (yumrular, kökler ve meyveler) taşınmasını kolaylaştırır. Potasyum hücre duvarlarını güçlendirir, bitkilerin yatmaya karşı dayanıklılığını ve hastalık ile zararlı saldırılarına karşı direncini artırır.

ABSORPSİYON MEKANİZMALARI

Potasyum, toprak çözeltisinde K+ iyonları halinde kökler tarafından oldukça kolay emilir. Toprak çözeltisindeki derişimi oranında su ile birlikte pasif olarak bitkiye girer. Bitki içinde ve hücreler arasında da son derece hareketlidir.

ETKİLEŞİMLER VE ÖZGÜN ÖZELLİKLER

Bitkiler, potasyumu çoğu zaman güçlü bir düzenleme olmaksızın tüketirler; bu nedenle fazla alınan potasyum genellikle kök salgılarıyla (ekzudatlar) tekrar toprak ortamına bırakılır.

Toprak çözeltisinde ürünler için kullanılabilir durumda olan çözünür potasyum, kil–humus kompleksi tarafından sürekli olarak yenilenir. Bu yenilenme, topraktaki nem koşullarına (ıslak ve kuru fazlar) ve mevsimsel iklime büyük ölçüde bağlıdır. Potasyum suda çözündüğü için kuru koşullarda kullanılabilirliği hızla düşer; tersine, aşırı su varlığında potasyumun yıkanarak taşınması (leaching) artabilir.

DÖNGÜ ŞEMASI

1. Hayvansal atıklar, bitki artıkları ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan diğer organik yan ürünler, potasyum açısından önemli bir gübre kaynağıdır.

2. Potasyum, çoğunlukla sodyum ve bazen de magnezyum tuzlarıyla karışım halinde madenlerden çıkarılır. Arıtılarak tarımda kullanılabilir potasyum gübrelerine dönüştürülür.

3. Toprakta potasyum, K+ katyonu halinde minerallerin yapısında, kil mineralleri yüzeyine adsorbe olmuş ya da toprak suyunda çözünmüş durumda bulunur.

4. Çözünmüş potasyumun yıkanarak taşınması, özellikle katyon değişim kapasitesi (CEC) düşük olan kumlu topraklarda daha belirgindir.

5. Yüzey akışı ve erozyon (katı parçacıklara bağlı potasyum) da tarla dışına potasyum taşınmasına neden olan mekanizmalardır.

6. Bitki kökleri potasyumu yalnızca toprak çözeltisinde çözünmüş K+ iyonu formunda alabilir.

GÖSTERGE (İNDİKATÖR)

Toprak analizlerinde potasyum, laboratuvarlar arasında oldukça benzer ekstraksiyon yöntemleriyle ölçülen değişebilir (exchangeable) potasyum olarak belirlenir. Yorumlama, analiz edilen potasyum miktarının, katyon değişim kapasitesinin (CEC) yaklaşık %4’üne karşılık gelip gelmediğine bakılarak yapılır. Bu nedenle, toprakta potasyum arzını doğru değerlendirmek için CEC değerinin de bilinmesi gerekir.

DUYARLILIK TABLOSU & BELİRTİLER

Potasyum eksikliği öncelikle yaşlı yapraklarda görülür. Yaprak ayasında sararma, ardından kahverengileşme ve dokunun kuruması; en sonunda ise yaprak kenarlarında yanma benzeri nekrotik bölgeler şeklinde kendini gösterir.

FAZLALIK & İHTİYAÇ

Aşırı potasyum, ürün kalitesini olumsuz etkileyebilir; örneğin şeker pancarında daha az ekstrakte edilebilir şeker, patateste daha düşük kuru madde oranı gibi sonuçlara yol açar.

Potasyum fazlalığı magnezyum alımını azaltabilir. Aynı zamanda, özellikle demir ve mangan yeterince bulunmuyorsa, bu elementlerin alımını da engelleyerek noksanlık belirtilerine neden olabilir.

KÖKEN

Toprakta bulunan toplam potasyum genellikle magmatik kökenlidir (mika, potasyum feldispat vb.) ve ana kaya parçacıklarının içinde hapsolmuştur. Bu jeolojik potasyum zamanla ayrışarak serbest kalır; ancak bu süreç çok uzun zaman alır ve bitki ihtiyaçlarını karşılamak için tek başına yeterli değildir.

Suda çözünebilen ve gübrelemede kullanılabilen potasyum kaynakları daha nadirdir; esas olarak Doğu Avrupa ve Kuzey Amerika’daki eski tuz ve deniz yataklarında bulunur. Bu yataklar, suyun buharlaşmasıyla çökelmiş ve daha sonra diğer tortul tabakalarla örtülerek erozyondan korunmuştur.

Bu madenler, başta potasyum klorür, sodyum klorür ve magnezyum tuzları olmak üzere farklı suda çözünebilen tuzların karışımı olan sylvinit içerir. Bu karışımlar fiziksel ayırma ve arıtma işlemleriyle sınıflandırılarak tarımsal kullanım için uygun potasyum gübrelerine dönüştürülür.

TEMEL ANAHTAR FAKTÖRLERİ

TOPRAKTAKİ İÇERİK

Gerekli potasyum gübrelemesi; ürünün topraktan çekip götürdüğü miktar ve toprakta korunması gereken seviye dikkate alınarak hesaplanır. Mutlak ekstrakte edilebilir potasyum miktarından çok, CEC içindeki K+ yüzdesi önemlidir. İyonik formda CEC’in %4’ü genellikle yeterli kabul edilir. CEC arttıkça, toprakta hedeflenen K seviyesi de artar.

İKLİM

Kuruma ve ıslanma döngülerinin birbirini izlemesi, potasyumun kil minerallerinden serbest bırakılması ve toprak çözeltisine yeniden kazandırılması açısından olumlu etki yapar. Buna karşın, uzun süreli aşırı ıslaklık veya uzun süreli kuraklık, kil yapısından potasyumun ayrılmasını ve çözeltide yenilenmesini engelleyebilir.

pH

pH, potasyumu doğrudan olmasa da kil–humus kompleksinin kalitesi ve mikrobiyal aktivite düzeyi üzerinden dolaylı olarak etkiler. Mikrobiyal aktivitenin yüksek olduğu topraklarda daha fazla potasyum mineralize edilerek toprak çözeltisine aktarılır.

ANTAGONİZM

Potasyum, magnezyum ile antagonistik etkileşime sahiptir. Kil kompleksinde bağlanma öncelik sırası genellikle Ca > Mg > K > Na şeklindedir. Aşırı potasyum, magnezyumun (ve kısmen de diğer katyonların) bağlanmasını ve bitki tarafından alınmasını zorlaştırabilir.