BAKIR (Cu)

Jeolojik olarak bakır bakımından fakir topraklar, bitkiler için bu minerali yeterli miktarda sağlamaz. Eksiklik çoğunlukla tahıllarda görülür. Yem bitkilerinin kalitesi de olumsuz etkilenebilir. Eksiklikler, toprak veya yem analizleri ile doğru bir şekilde tespit edilebilir ve doğru gübre ürünleri kullanılarak düzeltilmesi oldukça kolaydır. Öte yandan, bakır temel bir eser element olmasının yanı sıra ağır bir metaldir ve genellikle mantar ilacı olarak kullanılır. Aşırı biriktiği topraklarda, toprak verimliliğini olumsuz etkiler. Aşırı gübre kullanımı, topraklarda bakır fazlalığına neden olabilir.

Cu

BİTKİ YAŞAMI İÇİN ÖNEMİ

METABOLİZMA

Bakır, başlıca kloroplastlarda gerçekleşen fotosentez süreçlerinde görev alır. Bakır eksikliğinin ilk sonucu, genç yapraklarda görülen soluklaşma (kloroz) eğilimidir. Bakır aynı zamanda özellikle lignin sentezi üzerinden hücre duvarlarının oluşumuna katılır; bu nedenle eksiklik, bitki dokularında esneklik ve sağlamlık kaybına, adeta “gevşek” bir yapı oluşmasına neden olur.

Bakır, protein sentezinde de kilit rol oynar. Özellikle tahıllarda eksiklik; genç yaprak uçlarında beyaz renklenme (white tip disease) ve hasatta boş başaklar (döllenme bozukluğu) şeklinde kendini gösterir. Bakır fazlalığı ise kök bölgesindeki mikrobiyal aktiviteyi baskılayarak kök gelişimini engeller ve demir klorozuna (Fe eksikliği belirtileri) yol açabilir.

Hayvancılık açısından bakır eksikliği; büyüme bozuklukları, kısırlık, pika sendromu (toprak, taş vb. yeme davranışı), anemi, tüy renginde solma ve enfeksiyonlara karşı duyarlılık artışı gibi sorunlara neden olabilir.

ABSORPSİYON MEKANİZMALARI

Bakır, toprakta çok hareketli değildir ve toprak çözeltisinde yalnızca sınırlı bir kısmı bulunur. Bu nedenle bitkiler tarafından emilen bakır miktarı görece düşüktür; bitki için ihtiyaç duyulan bakırın önemli bir kısmı, toprağın kök bölgesine yakın kısmındaki kullanılabilir Cu²⁺ formuna bağlıdır.

ETKİLEŞİMLER VE ÖZEL ÖZELLİKLER

Bakırın bitki tarafından alınabilirliği, kısmen topraktaki toplam bakır içeriğine, kısmen de organik maddeyle kompleksleşmesine ve antagonistik etkileşimlere bağlıdır. Özellikle yüksek pH’lı topraklarda molibden (Mo) ve çinko (Zn) fazlalığı, kök emilim noktasında bakır ile rekabet ederek Cu alımını azaltabilir.

Eser elementler arasındaki bu olumsuz etkileşimler, ürünler için eser element kombinasyonları seçilirken mutlaka dikkate alınmalı, her elementin potansiyelini tam kullanabileceği dengeli formulasyonlar tercih edilmelidir.

TOPRAKTA BAKIR

Granitik ve kireçtaşı kökenli topraklar doğal olarak bakırca fakirdir. Yüksek organik madde içeriği bakırı kompleksleyerek immobilize eder ve bitkiye kullanılabilirliğini azaltır. Kireçleme (liming) uygulamaları da benzer etki gösterir ve Cu alımını daha da sınırlayabilir.

Özellikle sıcak geçen ilkbahar dönemlerinde, bakırın sınırlayıcı besin maddesi olduğu durumlarda verim kaybı riski artar; çünkü hızlı bitki gelişimi esnasında Cu eksikliği daha belirgin hale gelir.

DUYARLILIK TABLOSU & BELİRTİLER

Bakır eksikliğini erken büyüme dönemlerinde fark etmek genellikle zordur; belirtiler çoğunlukla daha geç dönemlerde belirginleşir. Örneğin buğdayda; başaklanma ve döllenme evrelerinde kısırlık (boş başaklar) şeklinde görülebilir.

Tipik semptomlar arasında, en genç yaprak uçlarında beyazımsı renk değişimi, bunu izleyen başaklanma bozuklukları ve boş taneler yer alır. Bitki içinde bakırın hareketliliği düşük olduğu için eksiklik öncelikle yeni gelişen dokuları etkiler; genç yaprak ve sürgünlerde daha belirgin hale gelir.

FAZLALIK & İHTİYAÇ

Bakır fazlalığı özellikle koyunlar için tehlikelidir; toksisite riski yüksektir. Bakır talebi yüksek olan tahıllarda dahi, aşırı bakır uygulaması sakıncalıdır; özellikle durum buğdayında (makarnalık) verim ve kalite üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.

KÖKEN & ÜRETİM

KAYNAK

Bakır çoğunlukla magmatik kayalarda sülfürlü mineraller (örneğin bakır sülfürler) halinde bulunur. Ancak kayaçlardaki konsantrasyonu genellikle düşüktür ve her zaman ekonomik anlamda işletmeye uygun değildir. Yine de, bakır yatakları insanoğlu tarafından 4.000 yıldan uzun süredir işletilmektedir.

Bitki beslemesinde, verimliliği artırmak ve bu sınırlı kaynağı sorumlu şekilde yönetmek için bakır çoğunlukla yapraktan uygulama (foliar) yoluyla verilir. Böylece hassas ürünlere, doğru zamanda ve doğru dozda uygulama yapılarak sağlanan birimlerin etkin kullanımı mümkün olur.

GÜBRE FORMÜLASYONU

Gübrelerde kullanılan bakır oksiklorür formu, orta düzeyde konsantre yapısıyla, eksikliklerin önlenmesinde hem agronomik hem ekonomik açıdan en uygun formulasyonlardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu form, gereksiz veya bitki açısından zararlı olabilecek aşırı birikimlere yol açmadan, etkin bir şekilde bakır desteği sağlar.

TEMEL ANAHTAR FAKTÖRLERİ

TOPRAKTAKİ BAKIR İÇERİĞİ

EDTA ekstraksiyonu, toprak çözeltisinde bitkiye kullanılabilir Cu miktarını belirlemede etkili bir yöntemdir. Aşağıdaki eşik değerler referans olarak alınabilir:

  • Organik maddece zengin topraklarda (>%2,5 OM) minimum 2 ppm Cu,
  • Orta düzey organik madde içeren topraklarda (%1,8–2,5 OM) minimum 1,4 ppm Cu,
  • Organik maddece fakir topraklarda (<%1,8 OM) minimum 1 ppm Cu

ORGANİK MADDE

Organik madde, bakırın bitkiye kullanılabilirliğini belirleyen temel faktördür. Cu, humik ve fulvik asitlerle en fazla kompleksleşmeye eğilimli mineral elementtir. Organik madde içeriği arttıkça Cu, organik kompleksler içinde bağlanır ve bitki tarafından doğrudan alınabilir formu azalır.

DOKU (TEKSTÜR)

Kaba dokulu, düşük kil ve mil içeren, kumlu ve şiddetli yıkanmaya açık topraklar bakır eksikliğine hassastır. Aynı şekilde, kireçli topraklar ve yüksek pH’lı, tebeşirli (chalky) profiller –özellikle organik maddece zengin ise– bakır eksikliğine duyarlıdır.

Organik ve turbalı (peat) topraklar, Cu kullanılabilirliği açısından en problemli toprak tipleri arasında yer alır; çünkü yüksek organik madde, bakırı güçlü biçimde kompleksleyerek bitki alımını sınırlar.

İKLİM

Kurak dönemler, bakırın toprak çözeltisindeki bulunabilirliğini düşürür. Toprak neminin azalması, Cu²⁺ iyonlarının kök bölgesinde yeterince hareket edememesine ve bitki alımının daha da sınırlanmasına yol açar.

pH

Toprak pH’sının yükselmesi, bakırın çözünürlüğünü azaltır ve toprak çözeltisinde bulunan Cu²⁺ miktarını düşürür. Buna rağmen, eğer toprak asidik ve kumlu ise ve yıkanma riski yüksekse, bakır eksikliği bu tip topraklarda da görülebilir. Yani hem yüksek pH’lı kireçli topraklarda hem de asidik, kumlu ve yıkanmaya açık topraklarda Cu eksikliği riski mevcuttur.