MAGNEZYUM (Mg)

Magnezyum, muhtemelen magnezyum ve potasyum arasındaki bağ nedeniyle genellikle ürün kalitesi sorunlarıyla ilişkilendirilir. Hayvan yetiştiricileri, yemde magnezyum eksikliğinin tetani veya enfeksiyona yatkınlık risklerinin farkındadır. Magnezyum ayrıca bitki beslenmesinde de önemli bir rol oynar. Bitkilerde ana aktivitesinin odağı, fotosentezin gerçekleştiği kloroplastlar, yani klorofildir. Bu nedenle, bitkilerin fizyolojik özelliklerini ve havadan karbonu yakalayıp biyokütle üretmek için organik bir forma dönüştürme yeteneklerini doğrudan etkiler.

Mg

BİTKİ YAŞAMI İÇİN ÖNEMİ

Magnezyum, bitkide pek çok metabolik işlevde (karbonhidrat ve protein oluşumu gibi) ve taşınma mekanizmalarında görev alır. En kritik rolü, yapraklardaki klorofil molekülünün merkezinde yer alması ve fotosentezle olan doğrudan bağlantısıdır. Magnezyum eksikliği, kloroza (sararmaya) yol açar ve verimi düşürür. Yem bitkilerinde görülen magnezyum eksikliği ise hayvan beslenmesini olumsuz etkileyebilir.

ABSORPSİYON MEKANİZMALARI

Minerallerden toprak çözeltisine difüze olan magnezyum miktarı görece sınırlıdır. Kil–humus kompleksi, zaten kalsiyum veya potasyumla doyurulmuş durumdaysa, Mg bu kompleks içinde daha ikincil bir rol oynar. Kökler tarafından magnezyum alımı için bitki enerji harcar; yani Mg alımı, büyük oranda pasif değil aktif taşımayla gerçekleşir.

ETKİLEŞİMLER VE ÖZEL ÖZELLİKLER

Alım dengesizlikleri üzerinde en belirleyici faktör, K₂O/MgO oranıdır. Bu oranın yaklaşık 2:1 düzeyinde tutulması gerekir. Oran 3:1’in üzerine çıkarsa, mutlaka düzeltici önlemler alınmalıdır.

Not: Oran K/Mg olarak ifade edilirse, optimum aralık yaklaşık 0,8 ile 1,2 arasındadır.

TOPRAK MAGNEZYUM & DÖNGÜ

Toprakta bulunan magnezyumun farklı kökenleri olabilir: magmatik, denizel sedimanter ve organik kaynaklar. Toprak çözeltisinde çözündüğü anda magnezyum, yıkanmaya (leaching) hassas hale gelir; bu da yıllık Mg kayıplarına katkıda bulunur. Aynı zamanda magnezyum, toprağın pH değerini de etkileyen bir unsurdur.

DÖNGÜ ŞEMASI

1. Hayvansal gübre, bitki artıkları ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan organik yan ürünlerde yer alan besin maddelerinin geri dönüşümü, magnezyum açısından da önemli bir gübre kaynağıdır.

2. Magnezyum, ocaklardan çıkarılan sert bir kireçtaşı olan dolomitte magnezyum karbonat formunda bulunur. Ayrıca yeraltı madenlerinden oksit, hidroksit veya magnezyum sülfat (kieserite) şeklinde de elde edilir.

3. Topraktaki çözünmüş Mg²⁺, kil–humus değişim kompleksinden serbest kalan magnezyumdan kaynaklanır.

4. Çözünmüş magnezyumun, aşırı toprak suyu ile derin katmanlara taşınması (yıkanma) gübreleme planı yapılırken mutlaka dikkate alınmalıdır.

5. Yüzey akışı ve erozyon, katı parçacıklara bağlı magnezyumun da tarla dışına taşınmasına neden olur.

6. Bitki kökleri magnezyumu yalnızca toprak çözeltisinde çözünmüş Mg²⁺ formunda alabilir.

7. Magnezyum, tarladan başta gıda ve yem ürünleri olarak çıkartılan hasatla birlikte alandan uzaklaştırılır.

GÖSTERGE (İNDİKATÖR)

Toprak analizlerinde magnezyum, laboratuvarlar arasında benzer ekstraksiyon yöntemleriyle ölçülen değişebilir (exchangeable) magnezyum olarak belirlenir. Optimum magnezyum düzeyi, katyon değişim kapasitesiyle (CEC) ilişkilendirilerek değerlendirilir ve CEC’in yaklaşık %6’sının Mg²⁺ tarafından doldurulması hedeflenir. Dolayısıyla, toprakta magnezyum sağlayabilme kapasitesini doğru saptamak için CEC değerinin de bilinmesi gerekir.

DUYARLILIK TABLOSU & BELİRTİLER

Magnezyum eksikliği öncelikle yaşlı yaprakları etkiler. Tipik olarak damar aralarında klorotik (sararmış) lekeler görülür. Eksiklik uzun sürerse, yaprak uçları nekrotik hale gelir ve kurur. Genel olarak bitkideki klorofil miktarı ve kloroplast sayısı azalır; bu da fotosentez kapasitesini düşürerek verimi olumsuz etkiler.

FAZLALIK & İHTİYAÇ

Magnezyum fazlalığı, özellikle geçmişte magnezyum ve potasyum arasında dengesiz gübreleme yapıldığında ortaya çıkabilir. Toprak analizlerinde K₂O/MgO oranı 1’in altına düşmüşse, potasyum gübrelemesine ağırlık verilmesi önerilir. Böylece magnezyum–potasyum dengesi yeniden sağlanır.

KÖKEN

Magnezyum, Dünya kabuğunun altında yer alan manto tabakasında çok bol bulunan bir elementtir. Güneş sisteminin en yaygın kayaçlarından biri kabul edilen peridotit, %40’tan fazlası silikat ve %40’tan fazlası magnezyum içeren bir kayaçtır.

Magnezyum; denizel sedimanter kökenli topraklarda da bulunur: karbonat formunda (dolomit olarak) ya da sülfat formunda (kieserite olarak). Gübre üretiminde kullanılan magnezyum esas olarak bu iki kaynaktan elde edilir.

TEMEL ANAHTAR FAKTÖRLERİ

TOPRAKTAKİ MAGNEZYUM İÇERİĞİ

Toprakta yeterli magnezyum içeriği, MgO cinsinden yaklaşık 120–200 ppm aralığında olmalıdır. 120 ppm’in altındaki değerler, toprağın magnezyum bakımından fakir olduğu anlamına gelir; 80 ppm’in altı ise son derece yetersiz kabul edilir.

ANTAGONİZM

K₂O/MgO oranının 2’nin üzerinde olması, toprakta magnezyumun bitki için kullanılabilirliğini azaltır. Oran 3’ün üzerine çıkarsa ciddi bir bloke olma riski ortaya çıkar ve Mg alımı önemli derecede engellenebilir.

DOKU (TEKSTÜR)

Kumlu topraklar, magnezyumun yıkanma riskini artırır. Katyon değişim kapasitesi düşük olduğu için Mg²⁺ daha kolay toprak profilinin derinlerine taşınır.

İKLİM

Kış sonrasında, özellikle yağışlı dönemlerin ardından magnezyumun kullanılabilirliği sınırlı olabilir; kısmen yıkanma, kısmen de toprak sıcaklığı ve biyolojik aktivitedeki değişimler buna neden olur.

pH

pH değeri 7,5’in üzerine çıktığında, kil–humus kompleksinin doygunluğu nedeniyle magnezyum eksikliği riski artar. Öte yandan pH 5,5’in altına düştüğünde de Mg kullanılabilirliği azalır. Yani hem çok asidik hem de fazla alkali koşullarda magnezyum alımı problemlerle karşılaşabilir.