Çinko eksikliği, bitki beslenmesinde ve insan beslenmesinde yaygın olarak görülmektedir. Çinko eksikliği olan bitkiler, özellikle vejetasyon başlangıcında ve soğuk ve nemli koşullarda büyüme geriliği gösterir. Hassas bitkileri ve toprakları doğru çinko gübresiyle hedef alarak uygun şekilde müdahale etmek mümkündür.
Diğer iz elementler gibi çinko da, karbon fiksasyonu (fotosentez) ile ilgili enzimsal reaksiyonlarda görev alır. Hücre bölünmesinde, ribozomların yapısında ve özellikle auxin hormonu ile ilişkili büyüme mekanizmalarında önemli rol oynar.
İlk büyüme evrelerinde çinko, toprak çözeltisindeki konsantrasyonu ile orantılı olarak pasif şekilde emilir. Daha sonraki dönemlerde ise bitkiler, metabolik fonksiyonları aracılığıyla Zn alımını daha fazla kontrol etmeye başlar.
Çinko, demiri bloke edebilir; fakat tersi geçerli değildir, yani demir çinkoyu aynı ölçüde bloke etmez. Aşırı fosfor, çinko alımını engelleyebilir ve bu durum ters yönde de ortaya çıkabilir: fazladan çinko da fosfor alımını baskılayabilir.
Tarım topraklarında çinko fazlalığı genellikle yaygın değildir; ancak arıtma çamuru (sewage sludge) veya endüstriyel kompost, kontrolsüz ve aşırı miktarda uygulandığında Zn seviyeleri yükselebilir. Böyle durumlarda demir ve fosforun bitki tarafından alımı zorlaşır.
Çinko içeriği, toprak tipine bağlı olarak büyük farklılıklar gösterir. Kireçli (kalkerli) topraklar ve granit kökenli topraklar genellikle çinkoca en fakir profillerdir.
Sülfür veya karbonat formundaki çinko, toprağa uygulandığında nispeten kolay bir şekilde toprak çözeltisine geçebilir. Çinko, Orta Çağ’dan beri madencilikle çıkarılmaktadır ve endüstriyel üretimi günümüzde de artarak devam etmektedir.
Çinko eksikliği, en yaygın iz element eksikliklerinden biridir ve verim üzerinde ciddi etkilere sahiptir. Genel olarak en belirgin semptom, yaprak damarları arasında görülen kloroz (sararma) alanlarıdır.
Çinko fazlalığı durumunda, bitkilerde fosfor, demir, manganez veya bakır alımı bloke olabilir ve bu da bitki dokularında bu elementlerin eksikliğine yol açar. Yani Zn fazlası, bitkinin genel beslenme dengesini bozabilir.
Çinko gübrelemesi, hem yapraktan hem de topraktan uygulama şeklinde yapılabilir. Bitki tarafından hemen alınabilmesi gereken durumlarda sülfat tuzları oldukça etkili çalışır.
Şelatlı çinko formları ise daha kararlı olup, kısa sürede bitki tarafından kullanılamaz hale dönüşmeye karşı daha dirençlidir. Gübre formulasyonları, hem etkin bir asimilasyon sağlamayı hem de tüm büyüme dönemi boyunca toprakta sürdürülebilir bir Zn arzı oluşturmayı hedefler.
Uygulamanın, pasif alımın baskın olduğu büyüme fazlarının başında yapılması önerilir. Bu durum özellikle keten (flax) gibi türler için daha da kritiktir.
Toprakta çinko ölçümü için EDTA ekstraksiyonu iyi bir göstergedir. Minimum eşik değerler kabaca şöyle alınabilir:
Düşük sıcaklıklar, özellikle kış sonu ve erken ilkbaharda genç bitkilerde, toprak çözeltisinde Zn çözünürlüğünü azaltma eğilimindedir. Işık şiddeti de Zn kullanılabilirliğini etkiler; düşük ışık (bulutlu, gri hava) ile düşük sıcaklığın birlikte olduğu dönemler çinkonun alınabilirliği üzerinde önemli değişikliklere yol açar.
Toprak pH’sı yükseldikçe (alkalin topraklar) veya yakın zamanda kireçleme ile pH artırıldığında, toprakta bulunan çinko içeriği ve bitkiye kullanılabilir formdaki Zn miktarı azalır. Bu nedenle, yüksek pH’lı ve yeni kireçlenmiş topraklarda Zn eksikliği riski daha yüksektir.